ERZURUM (AA) - İLHAMİ ERKILIÇ - Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesindeki yoğun bakım ünitelerinde görev yapan hemşireler, hastalarının hem medikal hem de kişisel bakımıyla ilgileniyor, bilinci açık hastalara yakınlarının yokluğunu hissettirmemeye çalışıyor.

Hakkari'de çocuklar için "Gösteri Karnavalı" adlı tiyatro oyunu sahnelendi Hakkari'de çocuklar için "Gösteri Karnavalı" adlı tiyatro oyunu sahnelendi

Erzurum'daki Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesinin göğüs ve anestezi gibi farklı birimlerinde bulunan yoğun bakım ünitelerinde çalışan hemşireler görevlerini özveriyle sürdürüyor.

Hastaların medikal tedavilerinin yanı sıra ağız, saç, perine bakımı ve alt bezi değişimi gibi kişisel bakımlarını da yapan hemşireler, dinlenme anlarında da monitörlerden hastalarının hayati değerlerini anlık kontrol ediyor.

Yanlarındaki acil çantasıyla kritik durumlarda hastalara müdahale ederek yaşam mücadelelerine destek olan yoğun bakım hemşireleri, hayati tehlikeyi atlatan hastalarının günlük yaşantılarına dönmeleriyle mutlu oluyor.

- "Bir annenin bebeğine bakım verdiği gibi hastaların tüm gereksinimlerini karşılar"

Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesi Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürü Prof. Dr. Gülay İpek Çoban, AA muhabirine, yoğun bakımda görev yapmanın önemini anlattı.

Burada tedavi gören hastaların hayatlarının doktorlar ve hemşirelere emanet olduğunu ifade eden Çoban, şöyle konuştu:

"Yoğun bakım hemşireleri bir annenin bebeğine bakım verdiği gibi hiç tanımadığı insanların ağız, perine ve ayak gibi bakımından saç ve vücut banyosuna kadar tüm gereksinimlerini karşılar. Sadece tedavi anlamında değil temizlik ve hijyen gereksinimlerini de yapar. Bu özverili çalışma karşılığında gerçekten çok büyük takdiri hak ediyorlar."

- "Uzun süre yatan hastalarla artık belli bir bağ oluşturuyoruz"

Anestezi yoğun bakım sorumlu hemşiresi Tuğçe Akın da hemşireliğin merhamet, şefkat, öz saygı isteyen bir meslek olduğunu, özellikle yoğun bakımda kendilerine muhtaç ve yaşama tutunmaya çalışan hasta gruplarıyla ilgilendiklerini ifade etti.

Yoğun bakımda sadece medikal açıdan değil psikolojik ve öz bakım desteğiyle hastalar için ellerinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştıklarını dile getiren Akın, şunları kaydetti:

"Diğer birimlerde yatan hastalar belki yakınlarıyla ihtiyaçlarını karşılıyor ama yoğun bakımda yalnızlar. Hastalarla konuşarak, onları rahatlatarak yoğun bakım psikolojisinden ayrılmasına da yardımcı olmak istiyoruz. O yüzden yoğun bakım hemşireliği özveri istiyor. Uzun süre yatan hastalarla artık belli bir bağ oluşturuyoruz, bu hastaların kayıplarına gerçekten üzülüyoruz. Buraya kötü halde gelip yürüyerek, sedyeyle gönderdiğimiz hastalar ise bizi mutlu ediyor, daha sonra teşekküre bile geliyorlar."

- "Merhamet ve meslek sevgisiyle yoğun bakım hemşireliği yapılabilir"

Göğüs hastalıkları yoğun bakım sorumlusu uzman hemşire Gamze Koç da takip ettikleri durumu kritik hastalara tedavi, bakım ve hemşirelik girişimleri uygulamalarını kesintisiz şekilde yaptıklarını belirtti.

Birimlerinde daha çok solunum sıkıntısıyla gelen hastalarla ilgilendiklerine işaret eden Koç, "Hastalara burada aspirasyon ve öz bakıma ilişkin akla gelecek her türlü bakımı uyguluyoruz. Ağız ve perine bakımı gibi gerçekten çok ağır iş yüküyle çalışıyor, duygusal stres yaşıyoruz. Dinlenme anında bile monitörlerden hasta izlemini yapıyoruz. Acil müdahale gerektiren durumda acil çantasıyla hastaların yaşamını tehdit edici ihtiyaçlarını karşılıyoruz." ifadelerini kullandı.

Koç, hastalarla ilgilenirken kendi öz bakımlarını bile geciktirebildiklerini vurgulayarak, "Merhamet duygusu ve meslek sevgisiyle yoğun bakım hemşireliği yapılabilir. Kızımın mezuniyetine gidemedim, herkes annesiyle fotoğraf çekildi ben yoğun bakımda hastalarımlaydım. Mesleğimiz dizi ve filmlerdeki gibi değil, yüksek sorumluluk altında ağır koşullarda çalışıyoruz. En fazla hastaya dokunan meslek grubuyuz. Tüm meslektaşlarımın günü kutlu olsun." dedi.

Kaynak: aa